Zayıflatıcı etkisi olduğu iddiası ile pazarlanan destek ürünlerinin
sayısı şaşırtıcı bir hızla artıyor. Bazıları faydasız
ve bazıları da önemsenmeyecek düzeyde kilo kaybı sağlayabilen bu
desteklerin bedeniniz için son derece toksik olabileceklerini de
bilmelisiniz!.
Piyasadaki faydasız, ama zararı kuşkusuz ürünler sizi değil,
sadece cüzdanınızı zayıflatabilir. Reçetesiz satılan ve son günlerde
evlere ve işyerlerine pazarlanır hale gelen hatta internet üzerinden hiç
bir sorumluluk almadan pazarlanan bu faydasız ve etkisiz ürünleri
kullanmakta hálá ısrarlıysanız bu yazıyı dikkatle okumalısınız.
Kilo verme programlarında metabolizmanızı hızlandıracağı ya da
iştahınızı baskılayarak kilo vermenize yardımcı olacağı,
bağırsaklarınızdan besin emilimini engelleyeceği ve hatta neredeyse
vücudunuzdaki yağları bile eriteceği iddiasıyla eczane dışında
pazarlanan zayıflatıcı (!) ürünlerin bir kısmı bitkisel ama çoğunluğu
sentetik kimyasallardır. Hiçbirinin uzun süreli kullanımına ilişkin
bilimsel ve güvenli bir veri veya bir çalışma yoktur. Piyasada ki sadece
birkaç tanesi doktor gözetiminde ve dikkatli kullanıldığında değişik
mekanizmalarla zayıflama çabanıza sınırlı bir ölçüde destek
olabilmektedir.
İLAÇ DAHA GÜVENLİ
Kilo kontrolünde yararlı olabileceği bilinen ve kilo verme
programlarında destek olmaları amacıyla kullanılan reçeteli ilaçların
satışı ve pazarlanması ise son derece dikkatli ve kontrollü bir şekilde
yapılmaktadır. Buna karşın, eczane dışında satılan bitkisel ya da
sentetik besin desteği ürünlerin kullanımı, bu kadar rahat satışının
pazarlama ve reklamının şaşırtıcı kontrolsüz oluşunu izah etmek oldukça
zordur.
EPHEDRINE: EN TEHLİKELİ
Kilo kaybı sağlayan ürünlerin en popüleridir. ‘‘Ephedra’’ bitkisinden
elde edilebilir veya laboratuvar koşullarında da sentetik olarak
üretilebilir. Piyasada yaygın olarak satılan zayıflama haplarının (!)
neredeyse hepsinde bir miktar Ephedrine aktif maddesi yer alır.
Ephedrine, iştahınızı bir miktar baskılayarak veya ayrıca stres hormonu
adrenaline benzer etkilerle metabolizmanızı yanlış, zararlı, tehlikeli
yollardan etkileyerek sizi bir miktar zayıflatabilir. Ama aynı zamanda
kan basıncınızın yükselmesine, kalp ritminizin bozulmasına, uykusuzluğa,
sinirliliğe, ellerde titremeye ve çarpıntıya yol açar. Her yıl
Ephedrine'in kontrolsüz kullanımı ile meydana gelen çok sayıda kalp
krizi, inme ve ölüm vakası geri bildirim raporlarında yer almaktadır.
Amerikan Besin ve ilaç İdaresi (FDA) son zamanlarda yayınladığı
raporlarla bu çok tehlikeli maddenin kullanımına ilişkin sınırlamalar
getirmiştir.
DİKKATLİ OLUN
Tiroid hormonu özütleri zararlı
Pek çok zayıflatıcı üründe neredeyse gözden kaçırılacak şekilde
tiroid hormonu özütleri (hulasası) bulunmaktadır. Bu hormonun sadece
tiroid hormonu üretiminin azalması ile ortaya çıkan ‘‘hipotririodi’’
sorununa bağlı şişmanlık veya kilo fazlalığı sorununun tedavisinde
kullanılmasına izin verilmektedir. Normal miktarda tiroid hormonu
üretenlerde kullanılması zararlı ve tehlikelidir.
Önerimiz
Eğer kilolarınızdan şikáyetçiyseniz veya sürekli kilo almanızı sağlayan
tıbbi bir sorununuz varsa, önce doktorunuzla konuşun. Kaybedeceğiniz
ister 2 kg, isterse 30 kg olsun, kilonuzu kontrol edebilmek için dengeli
ve yeterli, ama daha az kalori ile beslenmek ve mutlaka egzersiz yapmak
zorundasınız. Bu ürünlerin kısa dönem etkilerinden ve geçici kilo kaybı
sağlamalarından başka hiçbir yararları olmaz. Kısacası, bu ürünlerin
yararından çok zararları vardır. Son zamanlarda Chromium Picolinate,
Conjugated Linoleic Acid, Omega 3 ve Coenyme Q10 ile L-Carnitin'in
reçeteli kilo kaybettirici ilaçlara destek olarak kullanılabilecekleri
yönünde farklı merkezlerce yürütülen çok sayıda çalışma mevcuttur.
Bitkisel kökenli laksatif ve diüretikler zararlı
Bu maddeler sadece su kaybetmenizi sağlar. Yağlarınızı eritmez,
vücut suyunuzu azaltır. Potasyum düzeylerinizi düşürerek, kalp ritm
bozukluklarına ve kas problemlerine neden olabilir. Eğer bu tür
laksatifleri çok kullanırsanız, bir süre sonra bağırsaklarınızda bu
bileşiklere karşı bir cevapsızlık oluşmasını da beklemelisiniz.
Laksatiflerin ve diüretiklerin hiçbir zaman kilo verme desteği olarak
kullanılmamaları gerekir.
İştah baskılayıcılar kalbinizi bozabilir
İştah baskılayıcı olarak satılan ilaçların pek çoğu
Phenylpropanolamine Hydrochloride (PPA) isimli zararlı ve tehlikeli yan
etkileri de olan kimyasalı içerirler. Bu madde bazı öksürük ve soğuk
algınlığı ilaçlarında düşük dozlarda kullanılmaktadır. Kalp hastalığı
veya yüksek kan basıncı gibi problemlerinizin olması halinde tehlikeli
olabilen bu maddeyi kullanmaktan kaçının.
Kafeinin fazlası zarar
Egzersiz yapıp düşük yağlı diyet tüketenlerde, çok fazla miktarlarda
alınan kafeinin daha kolay kilo kaybı sağladığı belirtilmektedir. Ancak
çok büyük dozlarda alındığında stres, huzursuzluk, uykusuzluk ve kan
basıncı yüksekliğine neden olabilir. Ayrıca Ephedrine gibi diğer
uyarıcılarla birlikte kullanılırsa, yan etkiler daha da ciddi ve
öldürücü olabilir.

FDA'in PPA hakkındaki
raporu
FENİLPROPANOLAMİN İLE İLGİLİ UYARI
FDA,
fenilpropanolamini piyasada olan tüm ilaçlardan çıkarmaya yönelik
adımlar atmış ve tüm ilaç üreticilerinden fenilpropanolamin içeren
ilaçları pazarlamamalarını istemiştir.
FDA’nın yayınladığı
halk sağlığı kılavuzunda, fenilpropanolamine bağlı hemorajik felç
veya beyin içine kanama ile ilgili bilgiler yer almıştır.
Fenilpropanolamin,
reçetesiz satılan ilaçlarda, öksürük ve soğuk algınlığı ilaçlarında
dekonjestan olarak ve reçetesiz satılan zayıflama ilaçlarında
kullanılan bir kimyasal bileşiktir.
Yukarıda belirtilen ürünlerle ilgili rapor edilen
yan etkiler, bu bileşiğin hemorajik felç riskini arttırmaya yönelik
endişelere yol açtığı şeklindedir.
Yale Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmayla,
fenilpropanolamin kullanımı ve kadınlarda felç arasındaki ilişki
araştırılmıştır. Zayıflama ve soğuk algınlığı ilaçlarını kullanan
kadınlar arasında, ilaç kullanımına başladıktan sonra 3 gün içerisinde
artan hemorajik felç riski belirlenmiştir. Yapılan çalışma, hemorajik
felç riskinin çoğunlukla kadınlarda bulunduğunu gösterse de, erkekler de
risk altında olabilirler.
Reçetesiz İlaçlar Tavsiye Komitesi (The
Nonpresription Drugs Advisory Committee), Yale Üniversitesi’nde yapılan
bu çalışmayı değerlendirmiş ve uzun süreli kullanımda
fenilpropanolaminin güvenli olarak kabul edilemeyeceği sonucuna
varmıştır.
Fenilpropanolamin kullanımı ile oluşabilen
hemorajik felç riski çok düşük olsa bile, FDA, diğer alternatif yolların
doktor ve eczacılar ile tartışılıp bulunmasını önermektedir.
1-FDA bugün neyi önermektedir?
FDA ilaç firmalarından gönüllü olarak fenilpropanolamin içeren
ilaçların üretimine son vermelerini istemiştir. Ayrıca,
fenilpropanolamin içeren ilaçları kullananlar da uyarılmıştır.
2-Fenilpropanolamin nedir?
Fenilpropanolamin, konjestiyonu ve burun akıntısını gideren nazal
dekonjestan ve zayıflatıcı ilaçlarda ise iştahı kontrol altına alan bir
maddedir.
3-Uzun senelerdir kullanılan
Fenilpropanolamin niçin güvenli değildir?
Fenilpropanolamin uzun senelerden beri kullanılmaktadır ve ilacı alan
çok az insan felç geçirmiştir. Yale Üniversitesi’nde yapılan çalışmada
ise, bu sayının ilacı almayanlara göre çok daha fazla olduğunu ortaya
koymuştur. Hemorajik felç riski çok düşük olsa bile, yan etkinin
ciddiyeti ve kimin risk altında olduğunu belirleyememe sebebinden dolayı
FDA’nın ciddi endişeleri vardır. Yapılan çalışmalar ışığında FDA
tarafından fenilpropanolaminin kar-zarar ilişkisi değerlendirilmiş ve bu
maddeyi içeren ilaçların kullanılmaması önerilmiştir.
4-Fenilpropanolamin kullanımında yüksek
riskli gruplar var mıdır?
Yapılan çalışma, hemorajik felç riskinin çoğunlukla kadınlarda
bulunduğunu gösterse de, erkekler de risk altında olabilirler.
5-Hangi ilaçlar fenilpropanolamin içerir?
Bazı reçeteli ve reçetesiz satılan soğuk algınlığı ilaçlarında ve
reçetesiz satılan zayıflama ilaçlarında bulunmaktadır.
6-Ailem fenilpropanolamin içeren ilaçlar
kullanmaktadır, herhangi bir tehlike söz konusu mudur?
Yapılan çalışmada, zayıflama ve soğuk algınlığı ilaçlarını kullanan
kadınlar arasında, ilaç kullanımına başladıktan sonra 3 gün içerisinde
artan hemorajik felç riski belirlenmiştir. Hemorajik felç riski çok
düşük olmakla birlikte, ilacın derhal kesilmesi ve alternatif ilaçların
kullanılması önerilmektedir.
YAPILAN ÇALIŞMANIN AMACI
1-PPA kullanan hastaların kullanmayanlara göre artan bir hemorajik felç
riskine sahip olup olmadıklarını belirlemek.
2-PPA kullanımı ve hemorajik felç arasındaki ilişkinin belirlenmesi.
3-PPA ve kadınlardaki hemorajik felç riskinin 2 tür kullanım için
belirlenmesi (-iştah kesici olarak-soğuk algınlığı ilacı olarak).
Yapılan çalışmada 18-49 yaşları arasındaki
hastalar kullanılmış ve PPA kullanımının hemorajik felç riskini
arttırdığı bulunmuştur. Bu risk tüm incelenen tüm vakalarda, kontrol
gruplarında ve kadınlarda belirgindir. Kadınlara göre çok daha az
erkeğin PPA’ya maruz kalmasından dolayı, erkeklerde hemorajik felç
riskinin kadınlardan farklı olup olmadığını belirlemek mümkün
olmamıştır.
Çalışmalar sonucunda yapılan istatistiksel
çalışmalarda da PPA kullanımının hemorajik felç riskine yol açtığını
göstermektedir.
Sonuç olarak, PPA kullanımının hemorajik felç
riskini arttırdığı söylenmektedir.
İnsan sağlığı herşeyden önemlidir